• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder... Turgut Cansever

  • RestoraTÜRK

Copyright 2018 - Custom text here

E-Devlet Soy Bilgisi Sorgulama

Alt-üst soy bilgisi sorgulama e-devlet sitesi kilitlendi

Alt-üst soy bilgisi sorgulama’ sistemine girenler “Şu anda kullandığınız hizmette yaşanan talep yoğunluğu nedeni ile işleminiz sıraya alınmıştır. İşlem sonucunuz birazdan otomatik olarak görüntülenecektir” uyarısıyla karşılaşıyor.

Çok sayıda vatandaş, alt üst soyağacı bilgisini öğrenmek için www.turkiye.gov.tr adresine girmeye çalıştı.

TEKNİK ÇALIŞMA NEDENİYLE SOYAĞACI ÖĞRENİLEMİYOR

Soyağacını öğrenmek için e-devlet'e giren vatandaşlar yoğun talep nedeniyle şu anda sorgulama yapamıyor.

Nüfus ve Vatandaşlık İşler Genel Müdürlüğü başlığı altında, Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama ekranına gelenler "Yapılan teknik bir çalışma nedeniyle hizmet sunulamamaktadır" uyarısıyla karşılaşıyor.

SOYAĞACI SORGULAMA NE ZAMAN TEKRAR AÇILACAK?

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre:

Devamını oku...

Padişahların ‘Aheng-i Hümayun’ albümü tanıtıldı

Divan sahibi 9 Osmanlı padişahının şiirlerinin senfonik orkestra eşliğinde seslendirildiği “Aheng-i Hümayun”isimli albüm tanıtıldı.

Esenler Belediyesi’nin, Osmanlı padişahlarının edebi ve kültürel yönlerinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirdiği projenin gala gecesi, Esenler Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi‘nde gerçekleştirildi.

Mehteran gösterisiyle başlayan etkinlikte konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, belediyeciliğin aynı zamanda kültür, sanat, edebiyatı buluşturan bir yanının olduğunu söyledi.

Bakan Kurtulmuş, belediyelerin kültür hayatına katkılarını yakından takip ettiklerini belirterek, “Bir medeniyet nasıl kurulur, nasıl büyür? Medeniyetler önce insanların zihinlerinde ve gönüllerinde ortaya çıkar. İnsanlar düşündüklerini, hayal ettiklerini, tasavvur ettiklerini, bir şekilde ortaya koyarlar. Bunları bina, yollar, şehirler olarak, camileriyle, yapıtlarıyla ortaya koyarlar, el sanatlarıyla, sazla, müzikle, sözle ortaya koyarlar. Bütün bu sanatların hepsinin en öncesinde sözü en iyi söyleyebilme sanatı yatmaktadır. Şiir de sözün en iyi söylendiği, ahenk içerisinde ifade edildiği, sanatın zirve formlarından biridir.” dedi.

Ahengin, insanın ve kainatın yaradılışının aslı olduğunu aktaran Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Kainatın yaradılışında, insanın yaradılışında yüce yaratıcının, Cenabı Allah’ın bizlere bahşettiği ve öğrettiği en önemli hususlardan birisi de bu ahenktir. Ahenk, sadece fiziki olarak insanların vücut yapısının en iyi şekilde olması, dünyanın en güzel şekilde yaratılmış olması değil, aslında kainatın yaradılışında da insanın yaradılışında da şiirsel bir dengenin olmasıdır. İşte bu çerçevede medeniyetler, sözlerini güçlü olarak ortaya koydukları takdirde güçlü bir şekilde yollarına devam ediyorlar.”

Devamını oku...

Cezayir Keçiova Camii,


Cephesinden düşen taşlar için 600 kilometre ötedeki taş ocağı, dökülen hat yazıları için binlerce yıllık zanaatın son temsilcileri, alemi için İstanbul’un altın varakçıları, statiği için ünlü deprem bilimciler seferber oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla TİKA’nın restore ettiği Cezayir Keçiova Camii, tarihin ‘sıfırcı hocası’ İlber Ortaylı’nın bile sınavından ‘fevkalade’ notuyla geçti.

‘O kadar uzakta’ anlamı vardı ki Fizan’ın, Osmanlı’da sürgünlerin gönderildiği ‘ulaşılmaz bir yer’ olarak bilinen bugünkü Libya’da yer alırdı. Cezayir ise Fizan’dan da öteydi... 1830’da Fransız işgaliyle elden çıkmıştı ama şimdi ortak tarihimizin ve bu toprakların bağımsızlığının sembolü olan Keçiova Camii restorasyonuyla, uzaklar yakın oluyor ve Cezayir ile Türkiye arasında beş asırlık dosluk köprüsü yeniden kuruluyordu... 

BİR DOSTLUK KÖPRÜSÜ

UNESCO dünya kültür mirası listesinde yer alan Keçiova Camii, Cezayir ve Türk-İslam tarihi açısından son derece önemli bir eser. İlk inşaatının, aynı adla bilinen su kaynağının bulunduğu yerde ve Rebai kabilesi tarafından 1436 yılında gerçekleştirildiğine ilişkin yaygın bir kanaat bulunmakla birlikte bunu doğrulama imkanı yok. Çeşitli yayınlarda, her ne kadar söz konusu yapının sonradan yıkılarak ortadan kalktığı ve kentin Osmanlı egemenliği altında 1612-13 yılında yerine başka bir caminin inşa edildiği ileri sürülmüşse de Braun-Hogenberg’in 1575 yılında yayımladığı Civitates Orbis Terrarum’da Antonio Salamanca tarafından muhtemelen 1541 yılında çizilen bir gravür, Piazza del Re (Hükümet Meydanı) olarak işaretlenen ve hâlihazırda çevresi Hasan Paşa Sarayı (Dar Hassan Pasha) ve Aziza Sarayı (Dar Aziza) gibi Osmanlı çağı sivil mimarlık ürünleri ve tarihi konutlarla çevrili şimdiki caminin bulunduğu mevkide yer aldığı açıkça görülen Osmanlı Sarayının avlusunda, daha 16. yüzyılın ilk yarısı içinde inşa edilmiş silindirik tek şerefeli minaresiyle kubbeli bir caminin bulunduğu ortaya koymakta. Kentteki en erken tarihli bu Osmanlı yapısının, Barbaros Hayreddin Paşa’nın M.S. 1520 yılında inşa ettirdiği ve günümüze sadece kitabesi kalabilmiş cami olduğu söylenir.

DİRENİŞİN SİMGESİ

Fransızların 1830 yılında Cezayir’i işgalinden sonra, Cezayir ile yapılan anlaşmada Cezayir halkının dinine, ibadet yerlerine, örf ve adetlerine kesinlikle dokunulmayacağı hükmü yer almasına rağmen Fransa güç ve gövde gösterisi yapmak istemiş ve halk için önemli olan Keçiova Camisi’ni almaya çalışmıştı. Buna karşılık, Cezayir halkı bu duruma direniş göstermiş ve Fransa bu direnişi bastırmak için camide toplanan yüzlerce Cezayirli Müslüman’ı şehit etmişti. Caminin önündeki meydanın ismi bu nedenle Şehitler Meydanı (Sahşuheda). Katedrale çevrilen ve 130 yıl kilise olarak kullanılan Keçiova Cami, 1962 yılında Cezayir’in bağımsızlığını kazanmasıyla cami olarak yeniden ibadete açılırken bağımsızlık sonrası ilk cuma namazı da bu camide kılındı. 2003 depreminde önemli ölçüde zarar gördü ve yapıda meydana gelen statik problemler nedeniyle 2008 yılında ibadete kapatıldı.

Devamını oku...

KÂRGİR YAPILARDA KORUMA VE ONARIM SEMİNERİ

 

KÂRGİR YAPILARDA KORUMA VE ONARIM SEMİNERİ - IX
5-6 ARALIK 2017, CONRAD İSTANBUL BOSPHORUS HOTEL / BEŞİKTAŞ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı, Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü Taş Eğitim Atölyesi’nin, akademik alanda, kamuda ve özel sektörde, koruma alanındaki farklı disiplinlerde çalışan uzmanların bir araya gelmeleri, bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları amacıyla düzenlediği Kârgir Yapılarda Koruma ve Onarım Semineri-IX, 5-6 Aralık 2017 tarihlerinde Conrad Istanbul Bosphorus Hotel JR. Balo Salonu’nda gerçekleştirilecektir.

Seminer, koruma alanında faaliyet gösteren tüm kamu kurum ve kuruluşları ile akademisyenlere, özel sektörde çalışan uzmanlara, üniversite ve meslek yüksekokulları öğrencileri ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerine açık olacaktır.

Seminerle eş zamanlı olarak, KUDEB Taş Eğitim Atölyesi Taş Restoratörü Eğitim Programı kursiyerlerinin taş oyma çalışmalarından oluşan sergi de fuaye alanında gezilebilecektir.

Devamını oku...

f t g m