RestoraTÜRK

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Arkeolojik Eserlerin Konservasyonu
Arkeolojik Eserlerin Konservasyonu

Bu bölümdeki yazılar Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nca korunmaktadır. İzinsiz kullanım halinde T.C.K. ilgili hükümlerince yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Bölüm Konservatör Sn. Esra ALTINANIT'ın sitemize katılmasıyla açılmıştır. Konservasyon, Arkeolojik Restorasyon, Sanat Eserleri ve Konservasyon Çalışmaları ile ilgili herşeyi bu bölümde bulabilirsiniz.

Sualtı Arkeoloji Enstitüsü olarak TC Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile yapmış olduğumuz sualtı kazılarından, tuza oldukça doymuş olan birçok organik (bunlar ahşap, kemik gibi eserlerdir) ve inorganik ( bunlarda metal, pişmiş toprak, taş, cam gibi eserlerdir) eserler her kazı sezonu sonunda laboratuvarımıza getirilirler. Biz de bunlara sırasıyla çeşitli konservasyon işlemleri uygularız. Çalışmaları tamamlanan tüm eserler daha sonra Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne teslim edilir.



Arkeolojik Eserlerin Taşınması

Arkeolojik Eserlerin Taşınması

Müzeye gelen, gerek kara kazısından gerekse sualtı kazılarından çıkan tüm eserler çok uzun zamandır hayatta oldukları için genellikle hassas ve kırılganlardır. Bu yüzden ilk olarak özen göstermemiz gereken şey; esere nasıl dokunacağımız ve taşıyacağımızdır. Arkeolojik bir eseri tutarken eldiven kullanmamız, eğer eldiven kullanmıyorsak ellerimizin yıkanmış olduğundan emin olmamız gerekir çünkü eserin üzerinde kalabilecek olan kir, yağ ve ter izleri esere zarar verebilir. Ayrıca bazı metaller vardır ki bunları tutarken kesinlikle eldiven giymemiz gerekmektedir çünkü eser üzerinde ki parmak izi aşınma ve paslanmaya neden olabilir. Eseri yerinden kaldırmadan önce onun en zayıf noktalarının nereleri olabileceğini tespit edip en güvenli şekilde eseri taşımamız gerekir.

Devamını oku...
 

Arkeolojik Eserlerin Arındırılması

ESERLERİN ARINDIRILMASI

Bildiğimiz gibi deniz suyu içinde erimiş olarak bulunan bir çok kimyasal madde vardır.Deniz suyunun kimyasal yapısı içinde, büyük bir oranda bulunan ve bizi en çok ilgilendiren Sodyum Klorür(NaCl) tuzudur. Deniz suyu kuruduğu zaman içinde bulunan bu maddeler, özellikle tuz katılaşıp kristalleşir. Bu da eser üzerinde çatlamalara,kırılmalara ve eserin parça parça olup yok olmasına neden olabilir.Bu yüzden denizden çıkan eseri ilk aşama olarak tuzdan ve bu maddelerden arındırmamız gerekmektedir. Eserin laboratuvara gelene kadar kurumaması için arındırma ilk olarak kazı alanında başlar.

Devamını oku...
 

Arkeolojik Eserlerin Temizlenmesi


Eserlerin Temizlenmesi

Eser çeşme suyunda arındırılırken eğer gerekli ise üzerinde mekanik veya kimyasal temizlik yaparız. Islak olan eserin temizliği kuru eserden daha kolay olduğu için çoğunlukla temizleme işlemi eser arındırmada iken yapılır. Mekanik temizlik yaparken bisturi, çekiç, keski veya drill dediğimiz dişçilerinde kullandığı bir alet kullanırız. Kimyasal temizliği genellikle %5 veya %10 oranlarında hazırladığımız nitrik asit ve formik asitle yapmaktayız.

Devamını oku...
 

Arkeolojik Eserlerin Kurutulması

Eserlerin Kurutulması

Bir sonraki aşama eserin kurumaya alınmasıdır.Eseri kurumaya almadan önce ilk olarak “gümüş nitrat test” adını verdiğimiz testi yaparız.Daha sonra eserin bünyesinde tuz kalmadığına emin olduktan sonra kurumaya alırız. Kuruma aşaması eserin materyaline göre hızlı veya yavaş olur.Örneğin seramik eserleri yavaş, bronz eserleri ise hızlı olarak kurumaya alırız. Hiçbir eser direkt güneş altında çok hızlı bir şekilde kurutulmamalıdır.

Devamını oku...
 

Arkeolojik Eserlerin Konsolidasyonu

Eserin konsolidasyonu (Sağlamlaştırılması)

Eser kuruduktan sonra eğer yüzeyinde herhangi bir aşınma, çatlama veya dökülmeler var ise esere konsolidasyon diye adlandırdığımız sağlamlaştırma işlemi yaparız. Konservasyonda en önemli şey eser üzerinde kullanılan maddelerin en kalıcı ve kesinlikle geri dönüşümlü olabilmesidir. Amerika’da konservasyonda kullanılan en kalıcı maddeyi bulmak için yapılan birçok testlerin sonucunda en iyi ve geridönüşümü olan sentetik maddenin Paraloid B72 olduğu saptanmıştır.

Devamını oku...
 

Arkeolojik Eserlerin Numaralandırılması

Eserlerin Numaralandırılması

Eseri sağlamlaştırma aşamasını da bitirdikten sonra eseri numaralandırmamız gerekir. Kazıdan çıkan bütün eserlerin numaraları kovalarının üzerlerindeki etiketlerde yazar ama daha sonradan herhangi bir karışıklığa fırsat vermemek için eserin kurumasından ve konsolidasyonundan sonra mutlaka eserin üzerine numarası yazılmalıdır. Bunun için kalıcı siyah veya beyaz mürekkep, küçük bir fırça, %20 oranda hazırlanmış Paroloid B72 ve divit kalem gerekmektedir. Eserin üzerine numaranın yazılacağı yer doğru seçilmelidir; tam kaplarda kabın tabanına kulbu varsa kulbunun hemen altına, kırılmış parçaların ise iç yüzüne yazılmalıdır.

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 3

Reklam
Reklam
Giriş yaparak üyelerin sahip olduğu birçok bilgiden yararlanabilir ve RestoraTÜRK FORUM'da bütün herşeyi özgürce konuşabilirsiniz...

Hoşça vakit geçirmeniz dileğiyle...




Copyright © 2002 - 2011 Designed by  
YASAL UYARI