• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder... Turgut Cansever

  • RestoraTÜRK

Copyright 2018 - Custom text here

Ayasofya'nın Hat Levhaları

Ayasofya'nın Büyük Hat Levhaları

Ana mekânın duvarlarında asılı olan büyük yuvarlak hat levhaları, Sultan Abdülmecid (1839-1861) döneminde 1847-1849 yılları arasında yapılan onarımlar sırasında dönemin en ünlü hattatlarından Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılmıştır. 7,5 m. çapındaki yuvarlak hat levhaları, kenevirden yapılmış yeşil zemin üzerine, altın yaldız ile yazılmıştır. Allah (c.c), Hz. Muhammed (s.a.v), Dört Halife; Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ile Hz. Muhammed'in torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin isimlerinin yazılı olduğu levhalar, 8 adettir. Levhaların ahşap askıları hafif ve dayanıklı olması nedeniyle ıhlamur ağacından yapılmıştır. Bu hat levhalarının İslam Dünyası'nın en büyük hat levhalarından olduğu bilinmektedir.

Mihrap Kısmında Bulunan Hat Levhaları

Ayasofya'da, mihrabın sağ duvarında Osmanlı Sultanlarına ait hat levhaları bulunmaktadır. Bunlardan üstten alta doğru
1. hat levhası, Sultan II. Mahmud (1808-1839)
2. hat levhası, Sultan II. Mahmud (1808-1839)
3. hat levhası, Sultan III. Ahmed (1703-1730)
4. hat levhası, Sultan II. Mustafa (1695-1703)
5. hat levhası, Sultan II. Mustafa (1695-1703)
tarafından yazılmıştır.

Devamını oku...

Türk Yazı Sanatı

 

Türk Yazı Sanatı Nedir

...

Kültürümüzde Türk-Islam kültürü doğrultusunda gelişmiş birçok sanat dalı bulunmaktadır. Bu sanat dalları hat, ebru vb. sanat dallarıdır.

Hat, yazı öğeleri ve sistemlerinin kullanılması ile estetik görünüş elde edildiği görsel sanat türüdür. Kaligrafi adı da verilmektedir. Sanat ile uğraşan zanaatkarlara kaligraf veya hattat adı verilmektedir. Arap yazısını güzel yazma sanatı olarak bilinmektedir. Hat sanatı ilk olarak Araplar tarafından kullanılmaktaydı. Bu doğrultuda Islam'ın yayılışı sayesinde ümmetin ortak kültürü haline gelmiştir. Kültürümüzde de büyük bir yeri bulunmaktadır.

Kaynak:bsahiner

Türk Yazı Sanatı Nedir

Hat kelime manası olarak, yazı ve çizgi manalarını taşımaktadır. Biraz daha ayrıntılı açıklayacak olursak: Belirlenmiş olan estetik kurallara bağlı kalarak yazı yazma sanatı olarak ta açıklanabilir.  Hat kelimesinin yanına sanatta eklenince yani Hat Sanatı denilince de Güzel Yazı anlamına gelmektedir. Bir nevi görsel sanat türü olarak ta tanımlayabiliriz. Hat Sanatının asıl ismi ya da ilk isminin Hüsn-i Hatt olduğunu da söyleyebiliriz. Batı kültüründe bizim Hat Sanatının karşılığı da kaligrafi olarak adlandırılmaktadır. Batı kültürü kaligrafiye bizim kadar yani İslam Toplumu kadar önem vermemektedir. İslam Topluluğunda nüfusun tamamı tarafından beğeni ile takip edilen Hat Sanatı, bu sanatı icra eden veya etmeyen herkes tarafından büyük ilgi ile izlenmektedir. Hat Sanatını gerçekleştiren ustalar eserlerinde ruhlarının yansımasını resmederler. İçlerinden gelen güzellikleri, duyguları, düşünceleri kalem ile kâğıtta bir araya getirirler.  

Kaynak: ResulÇırak

Devamını oku...

Nick Merdanyan Hat ve Tezhip

 

Nick Merdanyan Hat ve TezhipRöportaj: Seral Cumalı

1000 yıl önce at ahırıymış burası. Hipodromun atları dururmuş o zamanlar. Şimdi bu küçük dükkanda dünya çapında büyük bir sanat yapılıyor. Bu sanatın mimarı Nick Merdenyan. Ona ‘Yaprakların efendisi’ diyorlar. Çünkü burada kuru yapraklar üzerine hat ve tezhip sanatının bütün incelikleri sergileniyor ve ortaya çıkan eserler Amerika Birleşik Devletleri başkanlarının Washington’daki ikametgahı Beyaz Saray’dan Arap emirlerinin saraylarının duvarlarına kadar kendine yer edinmiş durumda. İşte Nick Merdenyan’ın ve yaprağa yapılan hat ve tezhip sanatının hikayesi...

Lületaşı pipolardan yaprağa hat yapmaya..

Nick Merdenyan daha 14 yaşındayken Kapalıçarşı’da çalışmaya başlar. Çalıştığı yer lületaşından pipolar yapan bir dükkandır. Ama öyle sıradan pipolar değildir bunlar. Her birinde hikayeler vardır. Mesela bir tanesinin üzerine padişah ve haremi işlenmiştir. Bu sanatla uzun süre haşır neşir olur Nick Merdenyan. Orada büyür, evlenir. Sonra bir gün baba olur. Bugün 20 yaşında olan oğlunun vaftiz törenine saksı içinde bir salon bitkisi gönderir dostlarından biri.

Devamını oku...

Hat Sanatı

Meşhur bir tarifte hat şöyle anlatılır: Hat her ne kadar, cismani aletlerle meydana gelirse de, aslında ruhi bir hendesedir.

Aynı manayı ihtiva eden bir tarifte de, Nazzam: "Hat bedeni duygularla meydana gelirse de ruhun asaletindendir" der.

Bu tariflere göre hat, üstadını taklitle, zihne nakşolan şekillerin ruhdaki güzellik duygularıyla birleşerek, el, kalem, kağıt ve mürekkep gibi, maddi aletlerin yardımıyle meydana gelen ruhi bir hendesedir.

Hat, lugatta uzun ve doğru yol; mastar olarak yazı yazmak manalarına gelir. Çoğul olarak, ekseriya, hutut veya ahtat kullanılır.


Batıda Hüsn-i hat (güzel yazı)  karşılığında, calligraphy kelimesi kullanılmaktadır. Hüsn-i hat sanatkarina, hicri ilk asırda, katip küttab, verrak, daha sonrada hattat denilmiştir. İranlılar, hattat karşılığında, hoş nüvis veya hub-nüvis kelimelerini kullanmışlardır. Sanatlar göze ve kulağa hitap etmeleri bakımından ikiye ayrılır. Mimarlık, resim, heykel, tezyini sanatlar ve hüsn-i hat şekil, çizgi, renk, gölge, derinlik ve ışık oyunları  içinde göze hitap eder. Şiir ve musiki ise, kulağa hitap eden sanatlar arasında, dinleyenlerin maddi alemin üstüne çıkararak deruni bir mana ile yüzyüze getirir.

Bugün Avrupa’nın modern resim anlayışıyla varmak istediği seviyeye, Müslümanlar hat sanatıyla asırlar önce ulaşmışlardır.

Devamını oku...

O VAV HER ZAMAN YAZILMAZ!

O Vav Her Zaman YazılmazHayatını Kur’an-ı Kerim yazarak geçiren Kayışzade Hafız Osman, bir Ramazan gecesi, teravih namazı kıldırırken rükuya vardığı sırada vefat etti. O, devrin padişahlarına hat hocalığı yaparken bile en küçük bir gurura, kibre kapılmamış, kısa bir sürede eriştiği şöhrete rağmen tevazu ve teslimiyetle yaşamıştı. Kırkiki yaşındayken bile yazdığı kur’an sadece Osmanlı Devleti sınırları içinde değil, diğer İslam ülkelerinde de defalarca basıldı. Bugün dahi okuduğumuz mukaddes kitabımızın bazıları Hafız Osman hattı ile yazılmıştır.
Şevket Rado Türk Hattatları isimli ve eserinde şunları kaydetmektedir:

“Hafız Osman’ın parlak mevkilerde hiç gözü yoktu. Bir gün öğrencilerinden biri dersine gelmemişti. Dersten çıktıktan sonra, yolda, Cerrahpaşa Hamamı civarında bu öğrenciye rastladı. Neden derse gelmediğini sordu. Makul bir sebepten dolayı gelmediğini öğrenince, hemen hayvanından indi. Yolun kenarında yere oturarak dersini oracıkta verdi.”

Hafız Osman birgün kendisine çok değer veren sadrazamın huzuruna çıkmıştı.Yanında hocası Soyulcuzade Mustafa Eyyubi Efendi de vardı.
Sadrazam Hafız Osman’a bir çok iltifatlardan sonra kendisi için bir Kur’an-ı Kerim yazmasını rica etti ve:
“ - Üstadınız kimdir? diye sordu.
Osmn Efendi:
“ - Efendi hazretlerinden mezunum” diyerek Soyulcu’yu gösterdi.
Soyulcu bundan o kadar memnun oldu ki dışarı çıktıktığı zaman Osman Efendi’nin alnından öpüp türlü hayırdualar etti.

Devamını oku...

Diğer Makaleler...

  1. HATTAT AZİZ EFENDİ
f t g m